
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Yalçın İlker, ''Aşırı protein alımı, tuzlu
gıdalar, çikolata, yapraklı bitkiler, aşırı çay ve kahve tüketimi
böbrek taşı riski oluşturabiliyor'' dedi.
Prof. Dr. İlker, yaptığı yazılı açıklamada,
böbrek taşlarının özellikle Türkiye'de sık karşılaşılan sağlık
sorunlarından biri olduğunu bildirdi.
Bir insanda hayatı boyunca böbrek taşı
olasılığının yüzde 12 olduğunu, bunun Türkiye'de özellikle Güneydoğu
Anadolu Bölgesi'nde yüzde 30'lara çıktığını ifade eden Prof. Dr. İlker,
bunda bölgedeki genetik faktörler, yöresel gıdalar, sıvı alımının az
olması ve yüksek hava sıcaklığının etken olabileceğini belirtti.
Prof. Dr. İlker, şu bilgileri verdi:
''Böbrek taşına yol açan en önemli
faktörlerden birinin gıda tüketimi olduğu biliniyor. Oluşan taşın
cinsine göre aşırı protein alımı, tuzlu gıdalar, çikolata, yapraklı
bitkiler, aşırı çay ve kahve tüketimi risk faktörü oluşturabiliyor. En
önemli etkenlerden biri de az su tüketilmesi. Taş hastası olsun olmasın
herkesin günde en az 10-12 bardak su içmesi gerekiyor.''
-''BÖBREK HASARINA YOL AÇIYOR''-
Böbrek taşlarının tıkanıklık ve
iltihaplanmaya yol açarak, böbrek hasarına ve kaybına yol açabildiğine
dikkati çeken Prof. Dr. Yalçın İlker, şunları kaydetti:
''Oluşmuş bir taşı ilaç tedavisiyle küçültme
veya yok etme şansı pek mümkün değil. Sadece ürik asit taşında ağızdan
alınabilen ilaçlar ile başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Önemli olan
taş hastalarında yüzde 50 olan tekrarlama olasılığını azaltmaktır. Bu
açıdan ufak bir taş parçasından yapılabilen taş analizi ve risk
faktörlerini ortaya koyabilen detaylı kan ve idrar analizleri büyük
önem taşıyor. Bu analiz sonuçlarına göre ilaç ve diyet ile
tekrarlamanın önüne geçilebiliyor. Bütün taş cinslerinde çok su
içilmesi, taşın nüksetmesini azaltan ana tedavilerden biridir.
Böbrek taşı hastalığında en etkili tedavi
yöntemlerinden biri de halk arasında 'taş kırma' olarak bilinen
dışarıdan şok dalgaları ile uygulanan tedavidir. Bu tedavi yönteminde
bir makine tarafından oluşturulan şok dalgaları vücudun dışından taşa
odaklanarak taşın ufak parçalara ayrılmasını sağlıyor. Bu ufak parçalar
kendiliğinden idrar yolu ile dışarı atılıyor. Bu yöntem, iki santimden
küçük böbrek taşları ve böbrek ile mesane arasındaki kanalın üst
kısmında olan taşlar için uygundur.''
AA